Blog

0

Tüm doktor muayenelerinin %50’den fazlasının Kulak Burun Boğaz problemleri için olduğunu biliyor muydunuz?

Kulak Burun Boğaz uzmanı kimdir?

Kulak Burun Boğaz uzmanı kulaklar, burun, boğaz ve baş-boyunla ilgili yapıların tıbbi ve cerrahi tedavisi konusunda eğitilmiş bir doktordur. Kulak, burun, nazal geçiş, sinusler, gırtlak, ağız boşluğu, üst yutak ile yüz ve boyunda yer alan yapıların (boyun kitleleri, tiroid, tükürük bezleri gibi) hastalıklarının tedavisi Kulak Burun Boğaz’ın kapsamındadır. Kulak Burun Boğaz ABD’deki en eski tıbbi uzmanlık dalıdır.

kulak-burun-bogaz

Kulak:

Bir Kulak Burun Boğaz uzmanının benzersiz ilgi alanı kulaklardır. Bu ise duyma bozuklukları, kulak enfeksiyonları, denge bozuklukları, yüz siniri veya kafa siniri bozuklukları ve aynı zamanda dış kulak ve iç kulağın doğumsal hastalıkları ve kanserlerinin tıbbi ve cerrahi tedavisini kapsar.

Burun:

Burun boşluğu ve sinüslerin bakımı , Kulak Burun Boğaz uzmanının ilk görevlerindendir. Burun boşluğu, paranasal sinüsler, allerji, koku alma ve burun solunum bozuklukları ve burunun dış görünümü ile ilgili bozukluklar Kulak Burun Boğaz uzmanlığının ilgi alanıdır.

Boğaz:

Kulak Burun Boğaz uzmanlığına özel olarak bu uzmanlık alanına gırtlak ve üst solunum ve sindirim yolu veya sindirim borusu hastalıklarının tedavisi girer. Bunun içinde de ses, solunum ve yutma ile ilgili bozukluklar vardır.

Baş ve boyun :

Kulak Burun Boğaz uzmanları Baş ve boyun bölgesinin enfeksiyon hastalıkları, tümörleri (habis ve selim), yüz travması ve yüz deformitelerinin tedavisi için eğitilmişlerdir. Kozmetik, plastik ve onarım cerrahisi uygulamalarını yaparlar.

Bir Kulak Burun Boğaz uzmanı diğer tıbbi ve cerrahi uzmanlıklardaki doktorlarla çalışabilir. Kafa tabanı hastalıklarının tedavisinde beyin cerrahları, kozmetik ve travmatik deformite tedavisinde plastik cerrahlar, göz yakınındaki yapısal anormalliklerin tedavisinde göz doktorları, çene ve diş travmalarının tedavisinde ağız cerrahları, sinüs hastalıklarında allerji, deri kanseri tedavisinde dermatologlar, baş boyun kanser tedavisinde onkologlar, çocuk ve genel toplumda genel enfeksiyöz, doğumsal, travmatik ve habis hastalık ve bozuklukların tedavisinde pediatrist ve aile hekimleri ile ortak alan paylaşırlar.

Eğitim

Amerika Birleşik devletlerinde; Kulak Burun Boğaz uzmanı 15 yıla varan kolej ve mezuniyet sonrası eğitim aldıktan sonra çalışmaya hazırdır. Amerikan Otolaringoloji Derneğinden sertifika alabilmek için adaylar kolej, tıp fakültesi ve en az 5 yıl uzmanlık eğitimi almak zorundadırlar. Bundan sonra Amerikan Otolaringoloji Derneğinin sınavını geçmeleri gerekir. Bazı Kulak Burun Boğaz uzmanları da 7 alt uzmanlık alanından birinde daha fazla eğitim almak için 1 veya 2 yıllık burs elde etmeye çalışırlar. Bunlar pediatrik otolarengoloji, otoloji/nöroloji , allerji, yüz ve plastik rekonstriktif cerrahi, baş ve boyun cerrahisi, larengoloji ve rinolojiyi kapsar. Bazı Kulak Burun Boğaz uzmanları bu 7 alanın birinde çalışmalarını sürdürürler. Ülkemizde temel tıp eğitimini takiben 3,5 yıllık uzmanlık eğitimi verilmektedir. ABD’deki çalışma sistemi ve board imtihanının benzeri bir uygulama TTO ve KBB derneklerinin ortak çalışmasıyla yakın bir zamanda ülkemizde uygulamaya geçecektir.

Uzmanlığın 7 alanı

Otoloji/nöroloji:

Dış, orta ve iç kulağın travmatik bozukluklar ve kanser gibi hastalıkları ve duyma ile dengeyi etkileyen sinir yolları ile ilgili bozuklukları kapsayan kulak hastalıklarının tıbbi ve cerrahi tedavisi

Pediatrik otolarengoloji :

Çocuklarda kulak, burun ve boğaz hastalıklarının tıbbi ve cerrahi tedavisi

Baş boyun bölgesi:

Tiroid ve paratiroid cerrahisi ile birlikte baş ve boyunda görülen tümörlerin (kanser ve kanser dışı) tıbbi ve cerrahi tedavisi

Yüz plastik ve rekonstrüktif cerrahisi:

Yüz ve boynun kozmetik, işlevsel ve onarıma ihtiyaç duyan anormalliklerinin tedavisi

Rinoloji:

Burun ve sinus boşluklarının tıbbi ve cerrahi tedavisi

Larengoloji:

Ses ve boğaz ile ilgili bozuklukların tıbbi ve cerrahi tedavisi
Allerji
Üst solunum yollarını etkileyen allerjinin tıbbi tedavisi

 

Kaynak: Türk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Vakfı (TKBBV)

0
Çocuklarda Kulak Enfeksiyonu

Bebeğiniz hasta ise

İlk aylarda bebekler soğuk alırlar ve bağırsak hastalıklarına yakalanırlar.Fakat bunlar da kendilerini; akan burun, öksürük, gevşek bağırsak şeklinde gösterirler. Diğer enfeksiyonlar pek enderdir. Eğer bebeğiniz sadece ağlamıyorsa, onun görünüşü ve renginde de değişiklik varsa ateşini alın ve doktora haber verin.

Bebek altını ıslattığı veya kaka yaptığı için mi ağlıyor?

Pek az küçük bebek altı ıslanır veya kirlenirse rahatsız olur. çoğu buna aldırmaz bile. Ama onun altını değiştirebilirsiniz.

Bebeğinizin yorgun  olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Çocuklarda Kulak Enfeksiyonu
Çocuklarda Kulak Enfeksiyonu

Küçük bir bebek yabancılarla birlikte olduğunda ( aile dışındaki farklı kişiler ) veya yabancı bir yere gittiği için ve hatta anne ve babası kendisiyle oynadığı için heyecanlanırsa veya uzun süre uykusuz kalırsa, sinirli ve aksi reaksiyon gösterir. Uyumak onun için kolay olacak yerde güçleşir. Eğer anne ve baba ya da yabancılar onu daha çok oyun, konuşma, hoplatmayla yatıştırmaya kalkarlarsa durum daha da kötü olabilir.

Bazı bebekler bünyeleri gereği sakin sakin uyuyamazlar. Her sefer uyanık kalma süresi yüzünden sinirleri gerilir. Bebekler uyuyabilmek için bundan kurtulmak zorundadırlar. onun için ağlamaları gerekir. Bazıları şiddetle ve haykırarak ağlar. Sonra yavaş yavaş veya birdenbire ağlama kesilir ve onlar da uyuyakalırlar.

Eğer bebeğiniz bir uyanıklık süresinin sonunda ve doyurulduktan sonra ağlıyorsa önce onun yorgun olduğu düşünerek kendisini yatırın. Gerekiyorsa 15 ila 30 dakika kadar ağlamasına izin verin. Bazı bebekler yataklarında bırakılırlarsa daha çabuk uyurlar ve erişilmeye çalışılacak sonuç da budur.

Başka bir bebek çok yorgunken eğer tekerlekli karyolasında, arabasında hafif hafif sallanırsa veya annesi karanlıkça bir odada onu kucağına alıp sessiz sedasız biraz dolaştırırsa bebek çabucak rahatlayabilir. Ben sinirleri gerilmiş bir bebeği biraz dolaştırmaya çalışır veya salıncaklı sandalyede sallamayı denerim. fakat haftalarca onu bu şekilde uyutmaya kalkmam. Bebek buna daha çok bağlanarak daha da fazlasını istemeye başlar. Siz de eninde sonunda buna sinirlenirsiniz.

0

Yoğurt vücutta sindirimi kolay ve besleyici özelliği bulunan bir besin  maddesi olmakla birlikte vücuda çeşitli faydaları bulunur.Cilde,dişe,tırnağa,yağ yakımına,kabızlığa ağız kokusuna ve daha birçok probleme iyi geldiği bilinmektedir.

İpeksi bir cilt için

bir-kase-yogurt

Gece yatmadan önce yüzümüzdeki makyajı temizledikten ve yüzümüzü güzelce yıkadıktan sonra 2 tatlı kaşığı yoğurda yarım çay kaşığı papatya yağını ekliyoruz.Yüzümüze masaj yaparak sürdüğümüz bu maskeyi en az 5 dk kadar yüzümüzde bekletiyoruz.Sonra duruluyoruz ve sonucu kendiniz görüceksiniz.

Parlak ve aydınlık bir cilt görünümü için

1 tatlı kaşığı yoğurt ve yarım tatlı kaşığı karbonatı bir kasede karıştırın.Göz çevresine gelmeyecek biçimde cilde masaj yaparak uygulanır.Ciltte problemli olan bölgelere ağırlık verilerek ince bir tabaka halinde sürülür.15 dk bekletildikten sonra ılık suyla durulanır.

Kırılmayan tırnaklar

Yoğurt içindeki kalsiyum değeri yüksek bir besindir.Yoğurt yiyerek tırnaklarınızı güçlendirin.Kırılmasını önleyin.Daha güçlü parlak ve sağlam tırnaklara sahip olun.

Güçlü dişler için

Günde iki kez birer kase olacak şekilde yoğurt yiyin.Yoğurt kalsiyum açısından zengin olduğundan yoğurt  yemek dişleri güçlendirir ve sağlamlaştırır.Ayrıca gece yenen yoğurt ağız kokusunu ve diş taşı oluşumunu önlemektedir.

Uyku problemi için

Gece yatmadan önce yenen bir kase yoğurt uykuya daha kolay dalmanızı ve uyurken daha iyi dinlenmenizi sağlar.

Kabızlık ve ishal için

Sindirim sistemini ve bağırsak hareketlerini düzene sokar. Özellikle çocuklarda karşılaşılan ishallere de faydalıdır.Kabızlığa iyi gelir.Mide rahatsızlıklarını önlemede etkilidir.Yalnız mideyee dokunmaması için ekşi yoğurt yenmemelidir.

Bağırsakta oluşacak zararlı mikropların üremesini engeller.Bağırsakları temizler.

Zayıflama için

Yoğurt yağ yakımını kolaytırdığından diyetisyenlerin de mutlaka listelerine eklediği bir besindir ve zayıflamaya yardımcı olur.Genellikle ara öğünlerde tercih edilen yoğurt içine kuru meyveler koyularak yendiğinde de tokluk hissi verir.

Yoğurdun diğer faydaları

Kanser riskini aza indirir.Özellikle kolon kanserine karşı etkilidir.Kan şekerini düzenlediğinden şeker hastalarına faydalıdır.Yoğurdun içindeki probiotik ve prebiotik maddeler kabızlık,ishal,kalp rahatsızlıkları,şeker,kemik erimesi,kalın bağırsak kanseri gibi birçok rahatsızlığa iyi gelir.Gaz oluşumunu azaltır.Çocuklarda büyüme ve gelişmeyi olumlu yönde etkiler.Bulaşıcı hastalıkların tedavisinde kullanılır.Tüberkülozlu hastalara antibiyotik etkisi yapar. Cild rahatsızlıklarına faydalıdır.Örneğin  güneş yanıklarının tedavisinde kullanılır.

 

 

0

Kilo özellikle günümüzde büyük bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır.Daha önceleri sıklıkla bayanlarda rastlanan bu problem artık çocuk yaştaki bireylere kadar düşmüştür.Çocuklarımız daha çok erken yaşlarda obez sınıfına girmekte ve hayatını böyle devam ettirmek zorunda kalmaktadır.Bunun en büyük sebepleri arasında tüketilen sağlıksız ve hormonlu yiyecekler gösterilmektedir.

Açlığınızı kontrol altına alın

Açlık bastırmak bir diyet şekli olmamakla birlikte, kilo vermeye büyük ölçüde yardımcı bir sistemdir.Burada açlık bastırmaktan kastımız aç kalmak değil sadece açlığınızı kontrol altına almayı öğrenmenizi sağlamaktır.

Açlık ya da bir başka deyimle iştah vücudumuzda beynimiz tarafından kontrol edilir.Kanımızdaki glukoz oranı düşer ve beyne yemek yenilmesi gerektiği uyarısı gider.

Bayanlarda iştah genel olarak hormonal değişimlere bağlı bir şekilde değişkenlik gösterir.Hamilelik,menopoz,regl gibi …

Formda kalmak ya da kilo vermek istiyorsanız sizlere bazı tüyolar vermek isteriz.

  1. Açlık hissi duyduğunuz anda hemen bir şeyler yemeyin ve on dakika bekleyiniz.
  2. Bir bardak su içiniz.Yanınızda limon varsa bir dilim kesin ve suyunu için.
  3. Büyük porsiyonlar yerine sık sık ve az yiyin.Sık yemek kan şekerinizi dengelediğinden açlık hissiniz bastırılacaktır.
  4. Yemeklerinizi iyice çiğneyerek yiyin.
  5. Yemek yemeye başladıktan 20-25 dakika sonra tokluk hissi sinyali beyne ulaşır.Bu yüzden bu süreyi uzatmak daha az yiyerek doymanızı sağlayacaktır.
  6. Ana yemekten önce çorba içmeyi tercih edin.Mideniz dolacağından daha az yiyeceksiniz.
  7. Yemeklerinizde ve salatalarınızda elma sirkesi kullanamaya özen gösterin.Sirke iştahınızı kapatacaktır ve sağlıklıdır.
  8. Mevsim yeşilliklerine sofranızda bol bol yer verin.Hem kalorisi yok denecek kadar azdır.Hem de tokluk hissi vererek yemenizi azaltacaktır.
  9. Proteinler insülin seviyesini azaltır.Bu sebeple yemeklerinizde özellikle bitkisel proteinler(mercimek,nohut,kuru fasulye,barbunya) ve hayvansal proteinlere (tavuk,kırmızı et,yoğurt,süt,peynir,yumurta.hindi) yer verin.
  10. Lif oranı yüksek ürünler tüketin.Ekmeği tahıllı,makarna ve pirinci kepekli olarak tüketin.Tokluk hissiniz artacaktır.
  11. Günde 10-15 adet badem ,fındık ve ceviz tüketin.Hem lif bakımından yüksek hem de içeriğindeki krom minerali tokluk hissinizi artıracaktır.
  12. Günde 1-2 çay kaşığı toz tarçın tüketin.Kan şekerini dengeler ve açlık hissinizi azaltır.Süt,yoğurt veya bitki çaylarınıza ekleyebilirsiniz
  13. İştah kesici özelliği ile bilinen Ada çayı ve ıhlamur çaylarını tüketin.Ara öğünlerde lif oranı yüksek meyveler elma,armut,ananas,ayva tüketin.

 

 

0

İlk Haftalarda Ağlama

Ağlama Ne Anlama Gelir? İlk bebekte bu önemli bir sorundur. Bebek büyüdükçe ağlama o kadar önemli bir problem sayılmaz, çünkü siz eskisi kadar üzülmesiniz. Bebekten günün değişik saatlerinde neler bekleyeceğinizi bilirsiniz. Değişik ağlamaları birbirinden ayırabilirsiniz ve bebeğin ağlaması için daha az neden vardır.

Akla bir kaç soru geliyor. Bebek aç mı? Altını mı ıslattı? Hasta mı? Hazımsızlık mı çekiyor? Vücuduna bir iğne mi batıyor? Şımarmaya mı başladı? Anneler bebeğin yorgunluğunu akıllarına getirmezler. Halbuki bu ağlama için en gene nedenlerden biridir. Bu sorulara teker teker cevap vermek çok kolaydır.

Fakat bu nedenlerle açıklanamayacak huysuzuluklar ve ağlamalar da çoktur. Açıkçası, iki haftalık olunca bebeklerin çoğu, özellikle ilk bebekler, isim verebileceğimiz fakat tam anlamıyla izah edemeyeceğimiz huysuz devreye girerler. Bebeğin ağlaması akşam üzeri veya gece bir defa oluyorsa buna karım ağrısı diyebiliriz. Eğer sancı, karın şişmesi ve gaz da varsa. Eğer şişme yoksa buna periyodik sinir ağlaması denir. Bebek günün veya gecenin herhangi saatinde huysuzlaşıp ağlıyorsa o zaman içimizi çeker ve onun bu devrede sinirli bir çocuk olduğunu söyleriz.

Eğer o, olağanüstü bir sinirlilik gösteriyorsa bu bebeğe de Hipertonik bebek dileriz. Fakat bu ağlamaların aynı şekilde tekrarlanmasının ne anlama geldiği bilemeyiz. Biz sadece bunların olduğunu, bebek büyüdükçe azaldığını ve genellikle 3 aylıkken bunların kaybolduğunu biliriz. Belki de bunlar aynı nedenin değişik şekilleridir. Bebek 3 aylık olana kadar olgunlaşmamış sinir sistemiyle, olgunlaşmamış sindirim sisteminin dış dünyaya uymaya çalıştıklarını ve bazı bebekler için bunu çabucak başarabilmenin zor olduğunu belirsiz bir şekilde anlar gibi oluruz. Zaten hatırlanması gereken, önemli olan da, bu tip sık rastlanan ağlamaların ilk haftalarda geçidi olduğu ve ciddi bir şeyi belirtmediğidir.

Açlık : İster bebeğinizi belirli bir programa, ister onun isteğine göre besleyin, onun programının nasıl olduğunu, ne zamanlar daha fazla beslenmek istediğini, ne zaman erken uyanacağını kısa bir süre sonra anlarsınız. Bu da beklenmedik ağlamanın nedeninin açlık olup olmadığı konusunda size yardım eder.

0

Kulak Enfeksiyonu

Kulak enfeksiyonu çocukluk çağının en sık görülen hastalıklarındandır.Özellikle 0-3 yaslar arası daha da yüksek oranda görülür.Anatomik olarak solunum yollarının dar olması,östaki tüpünün daha düz olması,basit enfeksiyonlarda bile vücut direncinin tam gelişmemesi sebeplerden birkaçı olabilir.Yatarak biberon alma ve sık kusan bebeklerde risk faktörü artmaktadır.

Semptomlar

Özellikle gece huzursuzluğu ,sık sık uyanma ,ağlama atakları,kulaklarını çekiştirme genel olarak 0-3 yas arası çocuklarda görülebilen semptomlardır.Çoğu zaman aile bu bulguların sorunun kulakta olabileceğini düşünememekte  ve hem çocuk hem de anne baba acısından uykusuz geceler sürüp gitmektedir.

Çocuklarda Kulak Enfeksiyonu
Çocuklarda Kulak Enfeksiyonu

Gözden kaçan sık tekrarlayan ortakulak enfeksiyonlarında(otit) işitmedeki geçici azalmaya bağlı geç konuşma ve öğrenme bozuklukları da görülebilmektedir.Yine çocuğun kronik ağrıları sebebiyle konsantre olamaması çoğu zaman bir psikiyatri uzmanına gitmekle son bulabilmektedir.Oysa bir çok çocukta olayın kaynağı kulaktır ve çocuk bunu anlatamadığı için davranışları ile göstermektedir.Algılayamayan çoğu zaman ebeveynler olmaktadır.En önemli bulgulardan bir de sesli uyaranlara cevapsızlık veya tekrarlatmaktır.Televizyona yakın oturmak yine bir belirti olabilir.

Tedavi

Sık tekrarlayan orta kulak enfeksiyonlarında hastalığın tedavisi kadar  neden tekrar ettiği araştırılmalıdır.Alerjik yapı,reflü,tekrarlayan sinüzit atakları,geniz eti ,kistik fibrozis gibi hastalıklar hep göz önünde bulundurulmalıdır.Uygun antibiyotik verilip belli aralıklarla düzelip düzelmediği izlenmeli ,gereğinde kulak ölçümleri ile takip edilmelidir.

Klinik Görüşüm

Bize aileler genellikle aile hekimi, çocuk doktoru ve en sık olarak da her kulak enfeksiyonunda gidilen acil servis öyküsüyle gelmektedir.Bu aşamalarda doğal olarak gerek çocuklarda dış kulağın dar olması gerek,kulak zarı önünde olabilen kir sebebiyle zarın yeterince değerlendirilememesi,gerekte teknolojik imkansızlıklar sebebiyle tanıyı geciktirmektedir.

Öncelikle pediatrik endoskoplarla yapılacak iyi bir muayene tekrarların sebebini büyük oranda ortaya çıkaracaktır.Antalya için en önemli risk alerjiye ikincil oluşan sinüzitlerin kulağa olan etkileridir.Hekim ortakulak enfeksiyonu tedavisi verip zemindeki hastalıkları düzelmezse çocuk kısa zamanda tekrar eski haline dönecektir.Sonuçta ailedeki bezginlik hekim değiştirmeyle son bulacak ve hastalığa başka bir doktorla yeniden başlanacak,zararı yine çocuk çekecektir.

Önemli olan orta kulak enfeksiyonun tedavisi kadar hastalığın tamamen geçtiğinin teyit edilmesidir.Bu süre bazen 6-8 hafta kadar sürebilmektedir.Kulak enfeksiyonu geçse bile orta kulakta sıvısı kalabilmekte (seroz otit) sıvının tamamen ortadan kakması hem zaman hem de sinüzit ,reflü,alerji gibi faktörlerin kontrol altına alınması ile olmaktadır.

Özet

Orta kulak enfeksiyonu:

1-İlk kez sizin basınıza gelmiyor  ,sizin çocuğunuz da son olmayacak her çocuk ortalama 1 kez hastalığı geçirebilmekte  .ENDİŞELENMEYİN.

2-Gece yatak da sık dönme ,huzursuzluk,bas bölgesinde terleme üst solunum yolu tıkanmalarında sık görülür bu da orta kulak enfeksiyonlarının nedeni ve tekrarında önemli olabilir.DİKKAT EDİN.

3-Tam tedavi süresi bahsettiğim sinüzit ,reflü,alerji  gibi bahsettiğim faktörlere bağlı olarak değişebilir.SABIRLI OLUN.

Op. Doktor İlhami

0

DÜZENLİ BİR PROGRAMA ERİŞEBİLMEK İÇİN BELİRLİ TAVSİYELER

Doğumda 3.5 veya 4 kilo olan sakin bir bebek 3.5 ilâ 4 saat dolu bir mideyle oturabilir. 24 saatte 8 – 7 defa beslenmek ister. Anne ve babalar, şöyle bir rehber olarak 4’er saatlik aralıklı bir plân yapabilirler. (Saat 6 da, saat 10 da, 12 de, 18 de ve 2 de.) Fakat bebek aç görünüyorsa onu daha erken doyurmaya da hazır olmalısınız. Eğer biberondan bol mama içiyorsa bir saat önce, meme emiyor ve süt miktarı henüz belli değilse onu 2 saat evvel doyurmanız gerekebilir.

Eğer belirli doyurma saati geldiğinde bebeğiniz uyuyorsa onu uyandırabilirsiniz. Kendisini beslenmeye zorlamayın. Son doyurmadan 4 saat sonra uyandırılan bir bebek bir kaç dakika sonra müthiş acıkacaktır. Fakat o ağzını açıp bağırır bağırmaz kendisini doyurmaya kalkmayın. O anda bebek aç olup olmadığından emin değildir. Fakat 10 veya 15 dakika sonra bebek açlıktan olanca sesiyle ağlıyorsa daha fazla beklemeyin.D

Ya dört saatlik programa ne olacak? Bebek bu arada uzun uzun uyuyabilir ve gelecek doyurma saati uyanarak programı düzene koyar. Bunu gündüz yapmazsa gece uyuyarak programı düzene sokar. Bebek daha erken her 3 saatte bir uyanıyorsa, bu onun dört saat yetecek kadar besin almadığını gösterir.

Eğer bebeğe meme veriliyorsa onu daha sık emzirin. Çok aç görünüyorsa iki saatte bir meme verin. Memelerin böyle sık boşalması daha sonraki günlerde sütün fazlalaşmasını sağlayacaktır. Bebek daha fazla süt içerse daha fazla dayanabilir. Eğer bebek biberonla mama alıyor ve her mamayı bitirmesine rağmen daha erken uyanıyorsa doktorla mamayı arttırma konusunu görüşün.

0

BEBEĞİ TEKRAR NE KADAR ERKEN DOYURABİLİRSİNİZ? Dediğim gibi dört saatte bir doyurulan bir bebek 3 veya 3.5 saat sonra uyanır ve sahiden aç görünürse onu tekrar doyurabilirsiniz. Fakat bebek doyurulduktan bir saac sonra da uyanabilir. Eğer o biberondaki sütü bitirmişse aç olma ihtimali pek yoktur. Onun hazımsızlık veya karın ağrısından uyanmış olma ihtimali fazladır. Onun gaz çıkarmasına yardım edin. Su dolu biberon yahut bir emzikle yatışıp yatışmayacağına bakın. Onu tekrar doyurmakta hiç acele etmeyin. Fakat hiç bir şey fayda vermezse onu tekrar doyurmaya karar verebilirsiniz. Bir bebek elini yemeye çalışır ya da biberonu heyecanla kaparsa bundan onun aç olduğu anlamını çıkarmayın. Karnı ağrıyan bir bebek de bunları yapar. Bebeğin açlık sancısıyla karın ağrısını pek ayıramadığı sanılmaktadır. Bu Kısım 275 de anlatılmıştır.

Diğer bir şekilde açıklayacak olursak her sefer ağladı diye bebeği doyurmaya kalkmayın. Eğer o gelişi güzel zamanlarda ağlıyorsa durumu inceleyin ve doktorunuzla konuşun.

0

84. 24 SAATLİK PROGRAMDA BAŞKA SAATLER. 24 saatlik programda 6, 10, 14, 18. 22 ve 2 yerine başka dört saatleri içine alan bir program yapmanız mümkün müdür? Eğer bebek razıysa bunu yapabilirsiniz tabii. Bunun yerine en uygun program 7, 11, 15, 19, 23 dür. (Gece 3’ü ilâve eder veya çıkarabilirsiniz.) İşin tek zorluğu, küçük bebeklerin çoğu güne sabah saat 5 veya 6 da başlamak istemeleridir. Gece son defa kaçta doyurulmuş olurlarsa olsunlar bu saatleri geçerler. Saat 10, 14, 18, 22 programına uyan bebeklere de rastlanır. Bunlar sabah 7’yi beklemeye de razıdır. Bu da çok uygundur.

0

3 SAATLİK PROGRAM. Bebeğiniz istediği kadar sütü içiyor fakat gündüz 3 saatte bir uyanıyorsa, bir süre için 3 saatlik devrelere uymak daha yerindedir.

Daha çok 3.5 kilonun altındaki bebekler 3 saatlik programa göre beslenmek isterler. Fakat bu kesin bir kural değildir. Bazı 3 kiloluk bebekler 4 saat beklemeye razı ve hazırdırlar. Arada sırada ise 4 kiloluk bir bebek ilk haftalarda 3 saatten fazla dayanacak sütü midesinde tutamaz.

Gündüzleri 3 saatte bir doyurulmak isteyen bebekler eğer 2.5 kilo ağırlığında varlarsa geceleri 4 saatte bir beslenebilirler. Saatler genellikle şöyle uygun düşer: Sabah 6, 9, 12; 15, 18, 22, 2.

Son Yazılar