Donma ve Hipotermi nedir ? neler yapılmalıdır?

0
13

DONMALARDA NELER YAPMALIYIZ ?
Havanın beklenen normal sıcaklıkların altında seyretmesi, aşırı soğuk ve kar yağışları ile buzlanma olayları insanların farklı durumlarda soğuğa maruz kalmalarına yol açmaktadır. Bu beklenmeyen soğuğa maruz kalmalar vücudun belirli kısımlarında ya da tümünde donma olgularına neden olmaktadır,
Vücut ısımızın farklı dış etkenlerden, ani ısı değişikliklerinden etkilenmesi vücudumuzun deri tabakalarında istenmeyen zararlara yol açmaktadır. Yanıklar, sıcak çarpmaları ve donma olguları bu gruba giren kaza tipleridir. Son yıllarda küresel ısınma ve iklim değişiklikleri nedeniyle mevsimsel beklenen yağmur, kar, sıcak ve soğuk havalarda farklılıklar oluşmakta ve insanlar bunlara bağlı sorunlarla da karşı karşıya kalmaktadırlar. Özellikle havanın beklenen normal sıcaklıkların altında seyretmesi, aşırı soğuk ve kar yağışları ile buzlanma olayları insanların farklı durumlarda soğuğa maruz kalmalarına yol açmaktadır. Bu beklenmeyen soğuğa maruz kalmalar vücudun belirli kısımlarında ya da tümünde donma olgularına neden olmaktadır.
Kış aylarında açık alanda gece ölçülen sıcaklığın bazı illerimizde -25 ile -35 derece arasında seyretmesi ve aşın kar yağışı, buzlanma, çığ düşmesi gibi doğa olaylannm yanında dağcılık, kayak sporlan, trafik nedeni ile yolda ve araç içinde kalma ve terör ile mücadele sırasında kişiler farklı şekilde soğuktan zarar görmektedirler. Yorgun-luk, yetersiz giyinme, hareketsizlik, açık havada çalışma, yaşlılık, mental durum bozukluğu ve
evsiz olmak donmaya maruz kalmayı kolaylaştı-ran etmenlerdir. Soğuğa maruz kalmanın yanında kişinin alkol ve sigara kullanımı, damar hastalığı, enfeksiyon ve şeker hastalığı var ise doku zede-lenmesi görülmekte ve işlevleri olumsuz etkilenmektedir.
Dokuların soğuk hava, su, sıvı ya da gaza maruz kalması nedeniyle vücut sıcaklığının 35°Cnin altına (hipotermi) düşmesi sonucunda genel donma yaralanmaları ya da vücudun açıkta kalan eller, ayaklar, burun, kulak gibi bölümlerinin lokal donmasıyla karşılaşılmaktadır.
İnsan vücudundan konveksiyon, kondüksiyon, buharlaşma ve radyasyon yollan ile ısı kaybedilir. Konveksiyonla olan ısı kaybı hava hareketinin hızına bağlı olarak arttığı için doğada rastlanan hipotermi olgularının en yaygın nedenidir. Uygun giyinme bu tip ısı kaybını büyük ölçüde azaltmaktadır. Vücuttan daha soğuk olan bir iletkenle temas edildiğinde kondüksiyon yolu ile ısı kaybedilir. Su iyi bir iletken olduğundan suya düşmelerde hipoterminin nedeni kondüksiyondur. Normalde vücut ısısının %20-30’u buharlaşmayla kaybedilir ve bununda 2/3’ü deri yoluyla olur. Ayrıca solumada akciğerlerdeki sıcak hava atmosfere verilmekte ve nefesle alman havanın ısıtılması ve nemli duruma getirilmesi için de ısı kaybedilmektedir. Vücudun en çok ısı kaybettiği diğer bir yol radyasyondur. Isı daima sıcak bir objeden soğuğa doğru hareket eder. Bu nedenle hareket hâlinde olan bu enerji 2-5 kat daha artar ve dış çevrede ısı düştükçe radyasyon yoluyla kaybedilen ısı da artar.
Normal vücut ısısının (37°C) vücuttaki kimyasal reaksiyonların etkili çalışabilmesi için çok dar sınırlar içinde korunması gerekmektedir. Vücut ısısını regüle eden mekanizmalar bunu sıcak ya da soğuk havada yapabilir. Ancak donma ya da donmaya yakın ısılara maruz kalındığı durumlarda vücut ısısı düşer. Bu duruma hipotermi denir. Hipotermi ani ya da yavaş gelişebilir. Kırsal ya da dağlık bölgelerin yanısıra bazen şehirlerde de görülebilir. Kışın evsiz kişiler veya evlerinde yeterince ısınamayanlarda da hipotermi oluşabilir. Vücudumuz iç vücut ısısının birkaç derece düşmesini tolere edebilir. Ancak kalp, akciğerler, beyin ve diğer yaşamsal organların ısısı 35°C nin altına düşerse hipotermi bulguları ortaya çıkar. Bu bulgular üç bölümde incelenir:
Hafif hipotermide ilk belirti üşümedir. Ellerin ve ayakların acıyacak derecede üşümesi yaygındır. Vücut sıcaklığı düştükçe kas koordinasyonu azalır, 34-35°Cde belirgin koordinasyon güçlüğü, yürüme hızında düşme, bilinç bulanıklığı ve duyarsızlık vardır. 32-34°Cde koordinasyon azalması, düşme, yavaş düşünme, konuşamama, elleri kullanamama ve hafıza kaybı gelişmektedir. Orta derecede hipotermi olgularında vücut ısısı 30-32°C’deyken titremenin durması, koordinasyonun tamamen kaybolması ve kaslarda sertleşme, ayakta duramama, bilinç bulanıklığı ve mantıksız davranışlar gelişir. 28-30°C’de kaslarda ciddi sertleşme, yarı baygınlık, midri- azis, yüzeyel solunum ve filiform nabız oluşur. Şiddetli hipotermi vakalarında vücut ısısı 28°C altında ise baygınlık, ventriküler fibrilasyon, 20°C civarında ise kalbin durması sonucu ölüm gerçekleşir.
Donma durumlarında kazazedeye olay yerinde neler yapılmalıdır?

• Kişinin pozisyonu bozulmadan 15 derece sıcaklıktaki ortama alınmalı,
• Kesinlikle daha sıcak odaya veya ısı kaynağı karşısına alınmamalı,
• Donan bölgeye masaj yapılmamalı ya da ovulmamalı,
• Çok hafif hareketlerle ıslak giysileri çıkartılmalı,
• Üzeri battaniye ile örtülerek kendi kendine ısınması sağlanmalı,
• Bilinci açık ve sıvı alabilecek durumda ise ılık – şekerli sıvı verilmeli,
• Isıtma işlemine ısısı yavaş yavaş artı-rılan ortam içinde 20 derecelik su banyosu ile başlanıp 37 dereceye kadar çıkılmalı, banyo süresi 10-15 dakika olmalı,
• Banyo olana-ğı yoksa aynı ısıda ıslatılmış temiz bez kullanılmalı,
• Sevk edilmeden önce battaniye ya da benzeri örtülerle sarılmalı,
• Uygun pozisyonda, yaşam fonksiyonlarının izlenmesine devam edilerek sağlık kuru- muna sevk edilmelidir,
Soğuk nedeniyle meydana gelen lokal donmalar vücudun açıkta kalan kısımlarında oluşur. Lokal donmalarda soğuğa maruz kalma süresi, o andaki ısının derecesi ve rüzgârın hızı önemli etkenlerdir. Eller, ayaklar, burun, kulak ve kornea sık etkilenen dokulardır. Burun, kulak ve yanak donmaları ağrı yapmadığı için donmakta olan şahıs bunun farkına varamaz. Ancak el ve ayak parmakları donarken şiddetli bir ağrı oluşur. Donma ilerledikçe dokular uyuşur ve kişi halsizlik hisseder. Aynı zamanda şiddetli bir uyku bastırır. Bu uyku donan şahıs farkına varıp önlem almadığı takdirde ölüm uykusudur. Lokal donmalar üç grupta incelenebilir:
Soğuk şişliği: Bu sorundan sık etkilenen gruplar; denizciler ve dağcılardır. Burun, el ve ayakta soğuk nedeniyle oluşan kızarıklık, şişme ve bazen de deride soyulmalar olabilir. Hafif ve yüzeysel bir hasar meydana gelir.
Siper ayağı: Islak bot ya da ayakkabının uzun süre çıkarılmaması, havanın soğuk olması ve kişinin uzun süre hareketsiz kalması siper ayağının oluşmasında önemli etmenlerdir. Başlangıçta karıncalanma ve uyuşukluk, zaman
içinde ödem ve büller gelişir. Siper ayağı, daha çok askerlerde, kışın uzun süre yürüyenler ve balıkçılarda görülür.
Soğuk ısırması: Vücudun dış ortama soğukla temas eden herhangi bir yerinde olabilir. Donan derinin yüzeyinde veziküller ya da büller olabilir. Bunlann dışında aşın şişme, eklem ağnsı, kırmızı ya da mavi renk değişimleri de donmalarda izlenen diğer değişikliklerdir. Iskemi, nekroz ve hatta gangrenle sonuçlanabilir.

Lokal donmalarda olay yerinde kazazadeye neler yapılmalıdır?

• Kişi soğuk ortamdan sıcak ortama alınmalı (15-18 °C ),
• Islak giysiler çıkanlıp, palto, battaniye ile üzeri örtülmek,
• Isı 15 °Cden itibaren yavaş yavaş arttınlmak.
• Donan bölgeye masaj yapılmamalı, ilaç uygulanmamalı, ısı uygulanmamalı,
• Deride içi su dolu kabarcıklar oluşmuşsa patlatılmamak, Kabarcıklann üzeri temiz bezle örtülmek,
• Donan bölge istirahata alınıp, mümkünse kalp seviyesinden yukanda tutulmak,
• Sıcak tutularak sağlık kuruluşuna sevk edilmelidir,
Donma olaylanyla karşılaşmak istemiyorsanız neler yapmalısınız?
• Soğuk, karlı havalarda, tek başınıza, yaya olarak uzun yola çıkmayınız.
• Çıkmak zorunda kaldığınız durumlarda mutlaka sıkı giyininiz. Bere ve boyun atkısız çıkmayınız,
• Boyun atkısı ile ilk donacak olan burun, kulak ve yanak gibi yüz bölgelerinizi sannız,
• Ayakkabı yerine bot ya da üstten boğdur-mak bir çizme giyiniz. Eldivensiz çıkmayınız,
• Fazla üşüdüğünüzü hissettiğiniz an burun ve kulaklarınızı ellerinizle oğuşturarak ısıtınız,
• Elleriniz fazla üşüdüğü takdirde koltuk altlarınıza sokarak ısıtınız.
 

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.